Detaylı İnceleme
1. Köken ve Felsefe
Ethereum Classic, 2016’da Ethereum topluluğunun DAO saldırısını geri almak için yaptığı hard fork sonrası ortaya çıktı. ETC, orijinal zinciri koruyarak “Kod Kanundur” prensibini benimsedi; yani işlemlerin geri alınmasını reddederek blok zincirinin değişmezliğini savundu (CoinMarketCap). Bu yaklaşım, müdahaleye kapalı ve merkezi kontrolü reddeden sistemleri tercih eden kullanıcıları çeker.
2. Teknik Temel
ETC, Bitcoin gibi ağı güvence altına almak için Proof of Work kullanır; bu, Ethereum’un Proof of Stake’e geçişinin aksine bir yöntemdir. Ethereum Sanal Makinesi (EVM) sayesinde akıllı sözleşmeleri ve merkeziyetsiz uygulamaları destekler; böylece programlanabilir işlemler mümkün olur. Gas sistemi, hesaplama işlemleri için ücret alarak spam’i önler ve madencilere ödül verir (Ethereum Classic).
3. Ekonomik Model
ETC’nin arzı 210.7 milyon coin ile sınırlıdır ve yaklaşık her 5 milyon blokta (~2.5 yılda bir) blok ödülleri %20 azaltılır. Bu deflasyonist yapı, Bitcoin’in yarılanma mekanizmasına benzer şekilde kıtlığı artırmayı ve uzun vadeli değer korumasını hedefler.
4. Öne Çıkan Özellikler
- Sansüre direnç: PoW madencileri, ETH’deki stake edenlerin tabi olduğu düzenlemelere bağlı değildir.
- Sabit yönetişim: Sık protokol değişikliklerinden kaçınarak istikrarı ölçeklenebilirliğin önüne koyar.
- Özel kullanım alanları: Yüksek güvenlik gerektiren uzlaşma ve merkeziyetsiz kimlik sistemleri gibi niş uygulamalara odaklanır.
Sonuç
Ethereum Classic, değişmemiş orijinal Ethereum blok zinciri olarak PoW ve sabit arz ile güvenlik, değişmezlik ve merkeziyetsizliği ön planda tutar. Ethereum ekosisteminin büyümesinin gölgesinde kalsa da, ETC “programlanabilir dijital altın” olarak kendine özgü bir yer edinmiştir. Minimalizm ve dayanıklılığa verdiği önem, güvene dayalı olmayan temel katman arayan geliştiricileri çekebilir mi?